çizgiroman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çizgiroman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ocak 2013

WATCHMEN


Watchmen, karakterlerin katmanlı derinlikleri sayesinde ve kurgusal açıdan grafik romanda bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor. TIME dergisi, en iyi 100 ingilizce roman seçkisinde bu esere de yer veriyor. Listenin tek grafik romanı olan Watchmen aynı zamanda prestijli HUGO ödülünün de sahibi. 80li yıllarda ülkemizde başlayan anti çizgiroman yaklaşımı bu tip romanlara karşı mesafeli kalmamıza neden oluyor. Herhangi bir romanda en ufak bir çizgisel betimleme gördüğümüzde hemen çocuklara yönelik diye romanı yaftalamaktan kendimizi alamıyoruz. Popülere olan amansız düşkünlüğümüz çocukça ve cahilce değilmiş gibi bu tip sanat eserlerine burun kıvırıyoruz. Bu sebeple Watchmen Türkiyede Türkçe olarak ilk kez film uyarlamasından sonra  2009 yılında basıldı. Amerikada ilk kez 12 sayılık fasiküller halinde 1986-1987 yılları arasında DC Comics tarafından basılmış.
Watchmen aslında bir paralel evren hikayesi. Amerikada ortaya çıkan masum maskeli kahraman furyasına bir tanrının yani Dr. Manhattan’ın katılmasıyla  birlikte başta dünyadaki güç dengeleri olmak üzere herşey değişiyor. Dr.Manhattanbir deney kazasından öylesine üstün güçlerle çıkıyor ki Süpermen, yanında adeta bir termit kadar değerli kalıyor. Onun yardımıyla Amerika Vietnam savaşını kazanıyor. Watergate skandalı örtbas ediliyor ve Nixon 4. Kez başkan seçiliyor. SSCB Dr. Manhattan sayesinde kovuğundan çıkamıyor ve bilenerek kendi içine daha da kapanıyor. Soğuk savaş üstü kapalı şekilde devam ediyor. Dr. Manhattan’ın varlığı aslında bir dünya polisliğiyken taraflılığı, taraflar arasındaki düşmanlığı içten içe arttırıyor. Bu süreçte diğer kahramanların da içinde bulunduğu birtakım olaylar bu hassas belki de sahte dengenin bozulmasını sağlayarak akılalmaz bir sona gidişi başlatıyor. Bu süreçte şahit olduğumuz hikayelerin griftliği karakterlerin çok katmanlılığı ve ana kurgu hayret verici derecede benzersiz. Ayrıca insanlığa ve medeniyete karşı keskin bir varoluş eleştiriside var. İnşa etmek için didindiğimiz ütopik cennetimizin nasıl bir cehenneme dönüştüğüne şahitlik ediyoruz.
İlk nesil Gece Kuşu (Nite Owl) Hollis Masonun kurgu otobiyografisi “Kukuletanın Altında”ya roman içinde yer verilmiş. Sıradan insanın bir maskeli kahramana dönüşmesi ve sonraki süreç çok büyük bir soğuk gerçekçilikle anlatılıyor. Bu süreci kimisizengin, kimisi soğuk bir morgda kimisi de akıl hastanesinde bitirmiş. Delilik ve mantık arasında gidip gelen bir dönem. Zaten Nixon, hesabına çalışanlardışında Keene yasasıyla maskeli kahramanlık müessesini de bir süre sonra ortadan kaldırıyor. Herkes köşesine çekiliyor. Fakat bir kırılma anıyla beraber herşeyyeniden canlanıyor. Romanda en keskin tespitleri de karanlık Rorschach ve Komedyen yapıyor.  Ama eşek şakasında komedyenin pabucunu dama atacak bir daha var.
Son olarak Grafik romanın yaratıcısı Alan Moore filmden nefret ediyor. Ben filmi sevdim ve başarılı bir uyarlama olduğunu düşünüyorum.

Minutemen Kadrosu:
  • Nite Owl I- Hollis Mason
  • Silk Spectre I- SallyJupiter (Sally Juspeczyk)
  • Captain Metropolis- Nelson Gardner
  • Hooded Justice
  • Dollar Bill- Bill Brady
  • Mothman- Byron Lewis
  • The Silhouette- Ursula Zandt
Watchmen Kadrosu:
 
  • The Comedian -Edward Morgan Blake
  • Doctor Manhattan-Dr. Jonathan "Jon"Osterman
  • Nite Owl II-Daniel Dreiberg
  • Ozymandias-Adrian Veidt
  • Rorschach-Walter Joseph Kovacs
  • Silk Spectre II-Laurie Juspeczyk

6 Ağustos 2007

spaceknıght rom

Uzay Şovalyesi Rom 1970 lerde Marvel tarafından yayınlanmış 7 ciltlik çizgiroma serisi.Türkiyede de 1980 lerde yayınlamış.Konusunu kısaca özetlemek gerekirse:
Hikayemiz Galador adında refah içindeki gelişmiş bir uygarlıkta başlıyor.Galadorlular aklınıza gelebilecek en ütopik toplum.Liderleri bütün iyi niyetiyle ortaya parlak bir fikir atıyor.Birikimlerini diğer uygarlıklarla paylaşmalarını teklif ediyor.Saga sola filolar yolluyorlar.Bu filolardan biri Kara Nebula adlı karanlık bir galaksiye gidiyor.Orda da hikayemizin kötüleri Darkonlar yaşıyor.Darkonlar çok adi bir ırk.Galadorun iyi niyetli filosunu yok etmekle kalmıyorlar Galadoru da yağmalamak için harekete geçiyorlar.Bahtsız Galadorlular boş durmayıp düşmanı karşılamak için halktan gönüllüleri, büyük savaştan sonra eski hallerine döndürmek şartıyla yarı robot yarı insan süper şovalyelere dönüştürüyorlar.Tabi uzay şovalyeleri düşmanı bozguna uğratıp darkonları çil yavrusu gibi dağıtıyorlar.Darkonlar bozgundan sonra diğer gezegenlere kaçıp saklanıyorlar.Galador şovalyelere Darkonların kökünü kazımak gibi son bir görev daha veriyor.ROM 200 sene sağda solda darkon avladıktan sonra en sonunda dünyaya geliyor.Tabi bu sürede dünyadaki darkonlar insan kılığına girip devlette önemli kademelere gelmişler iyice kök salmışlar.Örneğin Amerikan savunma bakanlığı bunları ellerinde.
Biraz da ROM dan söz edelim.ROM en güçlü uzay şovalyesi kabul ediliyor.Analizatör(Maddelerin gerçek yapılarını gösteriyor yani darkonları insanlardan ayırt etmeye yarayan silah) ve Nötralizatör(Darkonları limbo denen bir boyuta sürgün eden silah) isimli iki silahı var.Nötralizatörle darkonlara ateş edince insan bedenleri kavrulup küle dönüşüyor ama gerçek bedenleri limboyu boyluyor.ROM dünyaya inip darkon kızartmaya başlayınca Darkonları kendileri gibi gören insanlar Rom'a karşı pek sempati beslemiyorlar.Rom aslında uğrunda savaştığı insanlarla da uğraşmak zorunda kalıyor maalesef.Hikaye böle devam ediyor.
Kalite olarak muazzam bir çizgiroman serisiydi ROM.Ama ilk çıkan sayının yukarıda yayınladığım kapağına bakınca(evet basbayağı führer selamı) Şovalyelerin kimi Darkonların aslında kimi temsil ettiği konusunda insanın aklı karışıyor.Özellikle ROM un kalitesine rağmen MARVEL tarafından hasır altı edilmesi bu teorimi güçlendiriyor.Bütün salak karakterlerin filmini yapan stan lee ROM u neden yok sayıyor?Oysa mükemmel bir hikayesi var.
Acaba MARVEL yıllarca farketmeden neonazi propagandası yapan bir çizgiroman mı yayınlamıştı?
Çizgiromanların sembolik ifadelerle insanlara bazı şeyleri (x-men deki mutantların eşcinselleri temsil etmesi gibi) aktarmak istediklerini biliyoruz.
Çocukken farkedemediğim bu sembolik anlatım gerçek mi?Eğer düşündüğüm şekliyle gerçek örtüşüyorsa hitlerin 1975 senesinde Amerika'da 1.5 tonluk dev bir savaş robotu varmış...

30 Nisan 2007

Bir Efsane




BARBAR CONAN
yol uzun ve zorluydu gökyüzü soguk ve gri
beyaz ay donmus ölü bir parça gibi bulanik
solgun safakta hirsiz ve fahise kral ve asker
savasçi büyücü , sahtekar ve ozan
bu yolda benimle geldiler
rüzgar bilenmis biçak gibi keskindi
islak tuzlu denizlerden eserken
kuru, siyah iskelet gibi agaçlar
firtinada hayalete benzerlerdi
yasam köpüklü bir sarap benim için
yagma sehvet ve savasimdan olusan
ve ben bu sarabi en keskin tortusuna dek ictim
ben vahsi kuzey topraklarindan
görkem ve büyü ülkelerine gelen savasciyim
çelik,kan ve atesle kazandim
insanoglunun kazanabilecegi herseyi oynadigim kumarda
seytani kendi oyununda yendim
görkem onur pirilti ünve ölümün gülen kafasiyla alay ettim
dövüsülüp öldürülecek düsmanlar vardi
sevilip güvenilecek arkadaslar
sehvetle öpülecek dudaklar
ele geçirilip firlatilacak zenginlikler
karanlik geceleri senlendirecek sarkilar
sabahlara dek içilecek sarap
sonunda geçmise gömülüp
yitirilecekse ne çikar?ben tüm bu zenginliklerden payimi aldim
kazanmak gibi yitirmeyi de tattim
yasamda varolanlarin en iyilerine alistim
mezar derin ve hava soguk
dünya kokusmus küflü beyinle dolu
ve ben tüm degerlerinize baskaldirirken bos inançlariniza gülüyorum.
dünyanin karanlik kavrulmus yüzeyinde
egri yolumuz zorlu topraklardan geçiyor
fakat biz mutlu neseli savasçilariz
daha kolay yollari istemeyiz
düzenbaz ve nefret verici yasamin yazgisi
sag elimde kilicimla çizilirve ölüm benim arkamdan gelir
ben bu tozlu sert uzun yollarda kurudum
ben artik yasli ve güçsüzüm oysa ölüm tüm zamanlar boyunca güçlü
fakat bedenler ölümü tatmak üzere dogdu
yasami korkmadan cesaretle karsiladim
ölüm yaklasirken kaçmalimiyim?yasam ölümle benim yillar boyunca
oynadigimiz bir oyundu
selam savasçi yigit dostlarim köleler silahsörler ve oynak genç kizlar
ayrildigim yolda gözüm kalmadi
burada son bulur o yol
azrailin kucaginda
selam tanrilar!bos bir gökyüzünün altinda yaninizda neseyle yürüyecegim
günahkar ruhlarin nasil kivranip inledigini
sisko kurnaz papazlardan dinledim
yalniz altin için alip sattiklari o cennette
benim gibi acimasiz bir barbarin yeri varmi?rahipler ve kutsal kitaplariyla birilikte
alevlere dalacagim
cehennemin kizil bogazindan asagiya yürüyecek ve seytanin tahtina oynayacagim